|
MİMARİ TASARIM
700 m2 alana yayılan "kasa dairesi". Ayak altında değil, kenarda. Kenarda kalış ihmalden değil, önemin fazlalığından. Başta para olmak üzere, yükte hafif-pahada ağır "şey"leri depolamak üzere kurulmuş, görkemli binanın en gizli, en mahrem köşesi. Zamanla, imkânlar geliştikçe, telefon santralları, trafolar, ısıtma-soğutma merkezleri, hep buradan yer çalarak sızmışlar, yerleşmişler binaya. İnsanların değil, ama altyapının ayak-altı olmuş. Mahremiyetini değil, ama hâlesini kaybetmiş. Herkese açılmadan, alenileşmeden yüklenmiş...
Proje, mekânın asırlık alınyazısını iki taraftan birden kuşatarak ters-yüz etmeyi hedefliyor: Öncelik yitirdiği itibârın iadesinde. Demek ki yeniden "önemli" olacak. Ancak zembereği geriye sararak, yeniden mahremiyete çekilerek değil. Tam tersine, anonimleşerek, alenileşerek. Başlangıcın tam tersine doğru giderek: "Müze" olacak. Bugüne kadar "sakladıklarını" artık "gösterecek". Mahrem kıldıklarını kamuya açacak, "sergileyecek". Ama önce arınıp hafiflemesi, sonradan yüklendiklerinden kurtulması gerekiyor. Geriye kalanları da depolamayıp, yığmayıp, "teşhir edecek". Teşhir ederek "belge"ye dönüştürdükleriyle boşalttığı mekânı başbaşa bırakacak. En anıtsal "belge" de üç katlı, dört kapılı, tamamı saçtan mâmul kasanın kendisi...
"Odak-çevre", "anlatı-nesne", "sükûnet-hareket", "aydınlık-loşluk", "ışık-gölge" karşıtlıkları üzerinden ortaya çıkarılması hedefleniyor mekânın zaman içinde gölgede kalmış iddiasının..
|
 |
|