![]() |
|
|
|||||
|
"Yeni" Türkiye'nin Değişkenleri / "Yeni" Türkiye'yi Anlamak Burada konuşma olanağı veren dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Bu başlık, geride kalmış bir döneme göre, Türkiyenin hiçbir zaman sahip olmadığı yeni özellikler kazandığı, başkalaştığı, değiştiğinin kabul edildiğini gösterir. Başlıktaki diğer bir kabule, "Anlamak" fiili işaret ediyor: "Anlamak" fiili kullanıldığına göre, "Yeni Türkiye'nin" anlaşılmaya ihtiyacı olduğunu, bugünün Türkiyesini tanımayanların bulunduğunu kabul edilmektedir. Bu varsayımlarla başlayacaksak, hemen bazı soruları sıralamalıyız: Ne kadar önceye gitmeli, hangi yıldan başlamalıyız? Cumhuriyetin kurulduğu 1923, demokrasiye geçtiğimiz 1946; demokrasinin ilk darbeyle karşılaştığı 1960; farklı bir darbeyle ülkenin makas değiştirttiği 1970 ya da her değerin birbirine karıştığı 1980 yıllından mı başlayacağız? Bu yılların hepsi, heyecan verici başlama durakları olabilir. Konuşmamda başka yıllara gönderme yapacak olsam da ben, 1970'i esas alacağım. Sadece o günlerden bu yana, 40 yıla yakın zaman geçtiği için değil, aynı zamanda, ülkemiz için çok önemli bir kırılma dönemi olduğu için de bana 1970 doğru bir başlangıç görünüyor. "Kırılma" dediğimde çoğunuzun aklına 12 Mart 1971 olayı geldiğini sanıyorum ama, 1970'den başlamamın nedeni sadece 12 Mart olayı değildir. Cumhuriyetimizin Atatürk'le başlayıp İnönü'yle devam eden olağanüstü liderler döneminin bitişi de 1970'li yılların başlarına rastlar. Atatürk'ün İnönü'yü, "Başınız sıkıştığında İnönü'ye sorunuz" değerlendirmesini bilirsiniz. İnönü'nün pek bilinmeyen, Atatürk değerlendirmesini de sizlere ben tekrarlayayım: 1970'e yaklaşırken İnönü, bir CHP (Meclis Grubu) toplantısında Atatürk'ün, yüz yılda bir gelebilecek dahilerden biri olduğunu söyler; dinleyicileri kendisini alkışlamaya başlarlar; İnönü "durun!" anlamına gelecek biçimde elini kaldırır ve sözlerini tamamlar: "Atatürk dünyaya asırda bir gelen dahilerdendir, ama Türkiyeye 5 asırda bir gelen dahilerden!..." İnönü'lü yıllarda yaşamayanlar, 1970 başlarında neleri uğurladığımızı bilmezler. Bu ayrılışın ülke için bir dönüm noktası olduğu, o günlerden kısa bir süre geçtikten sonra anlaşılmıştır. Bu sorunun cevabı, 1920'ler halkı ve devletiyle bugünkü devlet ve toplumun heyecan verici farkıdır. Şüphesiz 1970 de, 1923‘e göre yeni bir türkiye vardı. O karşılaştırma ve değerlendirme, ayrı bir inceleme konusudur; "Her yeni Türkiyenin yeniliği kendinedir" diyerek 70'lere dönelim. 1940'lı yıllar sonrasının ana çizgilerini hatırlıyalım: İkinci dünya savaşı, çok partili siyasal hayata ve tek dereceli seçimlere geçiş, büyük kentlere "Göç" sürecinin başlaması, devlet yatırımlarının bütçe açıklarıyla finansmanının siyasal tercih olarak kabulü, ordunun ayaklanması, yeni anayasa, toplu sözleşmeye geçiş, ve diğerleri 1970'den önceki 30 yılın, önemli değişim olaylarıdır. 1970 bugünlerden davranış biçimi ve göstergeler olarak çok farklı bir yıldır, aynı zamanda 1980'in başlangıç yıllarının başlangıcıdır. Bu düşüncelerle 1970 seçilmiştir. Dün bile bügünden farklıdır. Son 37 yıl bugünden bambaşkadır; isterseniz "insanlar hep aynı!" diyebilirsiniz, haklı olur musunuz bilemiyorum!. Bence, hayat her zaman yaşanmaya değer heyecanlarla doludur, dün de bugün de… 70'li Yıllar Bugünlerden bakınca 70'li yıllar nasıl hatırlanmaktadır? İnsanlar birbirlerine elyazisiyla mektup yazar, iletisimi bu sekilde saglarlardi... Bagdat caddesi'nden hem gitmek hem gelmek, hatta bazen bagdat caddesi'nde fayton'a binmek, Değişimi Yaratan Gelişmeler Nüfus Değişimin belirleyici unsurlarının başında nüfus sayıları ve artış oranı gelir. Doğruluğu tartışmalı sayımlar Nüfusumuzu tam doğru sayamadığımızı hatırlayarak bu bölüme başlamalıyım. Son haftalarda, TUİK'in adrese dayalı veri tabanı çalışmalarını bitirdiğini ve yayımlayacağını duyuyoruz. Son seçimdeki seçmen kütüğü öncekilerden daha doğruydu. Şimdi yayımlanacak nüfus (Adrese bağlı nüfus) da eski sayımlardan daha doğru olacaktır. İnceleme dönemindeki (1970 – 2007) bütün ekonomik göstergelerin yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılacak bu düzeltmeyi beklerken, kabul edebilecek hatalarla bazı sayılara bakabiliriz: Artış oranı Her sayımda birbirine yakın oranlarda hata yapıldığını varsayarsak, 1970-2000 yılları arasında, nüfusun yılda binde 20 metebesinde arttığı sonucuna ulaşırız. Artış oranı, 1990'lı yıllar çevresinden başlayıp son yıllarda daha hızlı sayılacak biçimde azalmıştır. İçinde bulunduğumuz yıllarda ortalama yıllık nüfus artış oranının binde 8-12 arasında olduğu söylenebilir. Nüfus artış oranlarından çıkarak bazı hesaplamalar yapabiliriz. Biraz sonraki yorumlarımızda artış oranı bize yardım edecektir. Metnin devamını pdf olarak görmek için lütfen tıklayın. |
||||